2 türlü “RAPOR EDİLEN” (NAKLEDİLEN) konuşma kullanırız.

1) Direct Speech (Doğrudan Nakletme)
2) Indirect Speech (Dolaylı Konuşma)

1) Direct Speech

Birinin söylediğini “AYNEN KENDİ KELİMLERİYLE”, yani değiştirmeden başkasına naklederiz.

Örnek;

John : “I love Turkey” (Ben Türkiye’yi severim / seviyorum)

Nakledilme şekli şöyle oluyor:
John says “I love Turkey”. (John der ki “Ben Türkiye’yi seviyorum” veya John “Ben Türkiye’yi seviyorum” diyor)

NOT: Burada “to say” (söylemek) fiilini kullanırız. Fakat “tell” fiilini tercih etmeyiz.

2) Indirect Speech

Birinin söylediğini aynen kendi kelimleriyle değil, “biz kendi cümlemiz içinde kendi kelimelerimizle” başkasına naklederiz.

Örnek;

John: “I love Turkey”.

Nakledilen şekli şöyle;
John says that he loves Turkey (John Türkiye’yi sevdiğini söyler/söylüyor)

Görüldüğü gibi anlam değişmedi. Fakat artık John’un ağzından değil, kendi kelimelerimizle naklettik.

Önemli notlar:

1) “Birisine” söylerken “say/söylemek” fiili yerine “to tell” (söylemek/anlatmak) fiilini kullanmayı tercih ediyoruz.
Örnek; John says that he loves Turkey (John Türkiye’yi sevdiğini söylüyor) – ortaya söylüyor (kime söylediği belli değil)
John tells me that he loves Turkey (John “bana” Türkiye’yi sevdiğini söylüyor)

2) Ortaya söylerken de, “tell” fiilini kullanmayı tercih etmeyiz. “To Say” fiilini kullanırız.
“John says that he loves Turkey” deriz. (John tells that he loves Turkey – şeklinde söylemeyiz)

3) Indirect Speech yaparken arada kullandığımız “that” bağlacını atabiliriz cümleden (bilhassa günlük konuşmalarda)

John says he loves Turkey.

Buraya kadar yalnızca PRESENT SIMPLE TENSE (Geniş Zaman) kullanılarak yapılmıştır.
Di’li Geçmiş Zaman vesaire tabii ki ilave kurallara tabidir.

Tags:

Leave A Response

*

code